Kayıtlar

Mart, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Ara

Resim
Bir ara, radyoda çalan, ilk defa duyduğun, son bir dakikasına falan denk geldiğin, çok hoşuna giden bir şarkı vardı. İsmini bir türlü bulamadın, hala unutamadın ve 'bir kez daha çalsın' diye bekliyorsun...

Bir ara, tesadüfen gittiğin bir yerde karşılaştığın, ilk defa gördüğün, ve ne yazık ki konuşma şansı bulamadığın, çok hoşuna giden birisi vardı. Kimdir nedir bir türlü bulamadın, ulaşamadın, hala unutamadın ve 'bir kez daha görsem' diye bekliyorsun...

Bir ara, insanlara güveninin bu denli sarsılmadığı zamanlardan bir zamanda, yüreğini, doğacak bir bebeğe hazırlanan bir oda, odanın içindeki bir beşik gibi hazırlamıştın, hayatına doğacak olanı bekliyordun heyecanla... Sonra o güzelim beyaz çarşaflara, kokulu mendillere çamurlu ayaklarıyla gelip basmıştı beklediğini sandığın insan. Siyah boyalı elleriyle duvarlarına anlamadığın bir dilde bir şeyler karalamış gitmişti. Sonraları, gelenlerin gidenlerden pek de bir farkı olmadığını anlayarak hevesin her defasında biraz dah…

Hayat Bana Güzel Çünkü...

Resim

Küçük Prens'ten

Resim

Göğe Bakalım

Hayatımda karşılaştığım en güzel şiirlerden biri olarak paylaşıyorum...


***

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimd…

Sadeleş ve Özgürleş

Amerika'nın son alışveriş trendi:Alışveriş yapmamak!

Hatta eldeki mallardan da kurtulup, hayatı sadeleştirmek! Kriz sonrası, çalışanlar, gelirlerinin daha büyük bir bölümünü harcamayıp biriktirmeye başlayınca, ABD'li üreticilerin etekleri tutuşmuş! Şu ara yapılan çoğu tüketici araştırmaları "Bu adamlar ne satın alırlarsa mutlu olurlar?" la ilgili.

Ortaya çıkmış ki bir servis almak, mal almaktan daha faydalı insan doğasına.
Yani bir ayakkabı yerine kutu oyunu, pahalı bir çanta yerine spor salonu üyeliği, araba yerine seyahat, ruj yerine sinema bileti, insanları daha mutlu ediyor! Bir tecrübe satın almak, kişiye daha yoğun ve uzun süreli bir tatmin sağlıyor. Üstelik 'Mal edinmenin mutluluk getirmediğini öğrenen 'dünyanın en çok satın alan halkı', kocaman otomobillerini, dört oda bir salon evlerini, 48 parçalık yemek takımlarını, doğrayan parçalayan karıştıran onlarca mutfak aletlerini satıp, ayrı bir oda haline gelmiş gardıroplar dolusu giysilerini fakirlere …

İnsan Olmak

Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;

Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve k…

Bakış Açısı Her Şeydir

Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş.
"Hım..." demiş, "galiba bugün saçımı örgü yapacağım."
Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş.
Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, kafasında iki tel saç kalmış.
"Hım..." demiş, "bugün saçımı ikiye ayıracağım."
Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş.
Bir ertesi gün yine kalkmış, aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var.
"Tamam, tamam.“ demiş. “artık bugün atkuyruğu yaparım."
Öyle de yapmış ve çok çok güzel bir gün geçirmiş.
Daha bir ertesi gün aynaya baktığında, kafasında bir tek tel bile kalmamış.
"Wow! " diye bağırmış. "Bugün saç derdim yok."

Bakış açısı her şeydir. Gerektiğinden kibar ol.
Tanıdığın herkes kendi savaşını yaşamakta zaten.
Basit yaşa: Cömertçe sev, yürekten düşün sevdiklerini.

Alıntıdır.

Mevlana'dan Sultan Süleyman'a

Muhteşem Yüzyıl dizisinin bu haftaki bölümünde, Sultan Süleyman'ın, Pargalı İbrahim Paşa'nın başını göğsüne bastırıp onu affettiği sahneyi izledik. Tarihi gerçeklere uygun bir sahne değilse de, dizinin kurgusuna ve gidişatına uygun olacak bir şekilde, Mevlana'nın çağları aşan felsefesine ait en ünlü sözlerinden birisini duyduk Muhteşem Süleyman'dan...


Sevgide güneş gibi ol, 

dostluk ve kardeşlikte 
akarsu gibi ol, 

hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol, 

öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol, 

ya olduğun gibi görün, 
ya göründügün gibi ol.


1 Söz

Nefret yok.  Pişmanlık yok.  Bahane yok.  Ertelemek yok...
İnandığın doğrunun  peşinde olmadığın sürece  sen, sen değilsin.

Geçmişe Takılı Kalanlar

Resim
Geçmişlerinden ne kurtulabildiler, ne de istediklerini geri getirebildiler...
Böyle olduğu için de, ne yeni bir adım atabiliyorlar, ne de durdukları yerde mutlular...
Onlar, 'geçmişe takılı kalanlar'...
Onlardan çok var.
Bir fanusun içindeki boşlukta nefes alıp veriyorlar.


aliosman.

1 Söz

erteleme, yap .

Baktığın Yerdir Hayat

Resim
Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna takmış kafayı, bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş.. Ama aldığı cevaplar da ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş. Dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş. Köy, kasaba, ülke dolaşmış bu arada zaman da durmuyor tabi ki. Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona ‘Şu karşıki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar. İstersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir.’ demişler.Çok zorlu bir yolculuk sonunda bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne olduğunu sormuş.
Bilge ‘Sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor.’ demiş. Adam kabul etmiş. Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş. ‘Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel. Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağı eksilmesin eğer bir damla eksilirse kaybedersi…

1 Söz

ben sözümün arkasındayım,
sen gözümün önünde ol yeter...


aliosman.

1 Söz

O, senden önce kendisini terk ettiği için, 
kendi terk edilmişliğinin acısını senden çıkarmak istedi...


aliosman.

Mutlu Öl

Resim
İçimizden geldiği yerde içimizden geldiği gibi değil de, 
insanlara görünmek istediğimiz şekilde yaşamak olmuş 
hayattaki amacımız. 

İşte, arkadaşım, bundandır, 
hep biraz eksik mutluluklarımız. 

Aslında basit:
Kendini yaşa, kendin ol;
Mutlu yaşa, mutlu öl.


aliosman.

Üzmeden Sev

insan en cok sevdigini uzermis derler... 
uzmek icin mi seviyorsunuz birbirinizi? 
madem uzeceksiniz, hic sevmeyin en iyisi...
sevmeyin beni... 
yani tamam sevin de, 
bakmayin bana oyle iste... 
dokunmayin yuregimin en hassas yerlerine. 
ciplak dudaklarinizi cekin uzerimden.
bana boyle bakmayin. 
aramayin, sormayin... yormayin. 
cekilin onumden, durmayin...