3 Nisan 2012 Salı

Yüzleşme


"Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılamayacak kadar güçlü olurlar."
- Benjamin Disraeli

Hayatı daha yaşanabilir kılmak ve çocukluğumuzdan sonra kaybettiğimiz o iç huzurumuzu geri getirmek mümkün. Yeter ki alışkanlıklarımızı gözden geçirmeye karar verelim.

Duyduğumuz, okuduğumuz hemen hemen her şeye, o şeyin doğruluğunu araştırmadan inanıyoruz. Ona göre hareket ediyoruz. Çok fena gaza geliyoruz. Araştırmak, bilgi sahibi olmak çok zor geliyor...Günü kurtarmayı seçiyoruz...

Eleştirilmekten nefret ediyor, eleştirmeyi çok seviyoruz ama bir yol göstermiyoruz. Problem üretiyoruz, çözüm üretmiyoruz...

İnanılmaz önyargı sahibiyiz. İnsanları yaptıklarıyla değil, konumuyla, doğuştan gelen ve değiştiremediği özellikleri ile yargılıyoruz...

Karamsarız, hep en kötü ihtimali düşünüyoruz...

Kibarlığı 'entellik' görüyoruz... Hem de, 'entel' kelimesinin anlamını bilmeden...

"Hem karnım doysun, hem pastam dursun" istiyoruz...

Bilgi sahibi olsak da olmasak da her konuda konuşmayı çok seviyoruz...

Ayrıntıya dikkat edeceğimiz yerde yüzeysel davranıyor, yüzeysel davranılması gereken yerde ayrıntıya takılıyoruz...

Çok çabuk sinirleniyoruz. Küçük hesaplarla insanları ama özellikle de sevdiklerimizi çok kolay kırıyoruz. Affetmemiz çok uzun sürüyor...

Uzun süre bekledikten sonra elde ettiğimiz imkanları, aynı ölçüde çok çabuk bir şekilde kaybediyoruz. En çok beklediğimizi söylediğimiz şey, onu elde edince sıradan bir hale geliyor...

İnandığımız amaç peşinde sağlam adımlar atamıyor, gördüğümüz ilk zorlukta kolaylıkla vazgeçiyoruz...

Kendimize dokunmadığı sürece, haksızlıklar karşısında hep susuyoruz...

Yüzleşmekten kaçıyoruz....

Yüzsüzleşmekten kaçmıyoruz...

Kesinlikle benciliz...

Nefretimizi çok kolay, sevgimizi çok zor gösteriyoruz...

Doğru bulduğumuz ama yapmadığımız şeyleri başkasına hep tavsiye ediyoruz, sanki yapıyormuşçasına bir de uzun uzun faydalarından bahsediyoruz...

Sürekli fikir üretiyoruz, yapabileceğimizi bilmemize rağmen bir adım atıp uygulamaya geçirmeye çalışmıyoruz...

Ders çıkarmıyoruz, aynı hatayı defalarca yapıyoruz...

Hayatımız pişmanlıklarla dolu ve bunun da tek sorumlusu biziz. Adım atmaya üşendiğimiz ya da cesaret edemediğimiz için...

Kısacası; uğraşmıyoruz, araştırmıyoruz, çalışmıyoruz, gevşek ve üşengeciz...

Ve en sonuncusu da...

Alışkanlıklarımızdan vazgeçemiyoruz...


AO

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder